Karting ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde bir çiftçinin çim biçme makinesinin motorunu söküp kendi yaptığı bir şasi üzerine yerleştirmesiyle başlamıştır. İlk karting yarışları, otomobil sporlarının anavatanı olan İngiltere’de yapılmıştır. Daha sonra tüm dünyada hastalık gibi yayılan karting Demir Bükey’in katkıları ve girişimleri ile Türkiye’ye gelmiştir.
Demir Bükey’in Avustralya’dan getirdiği kartlarla şu anda Türkiye’nin en tanınmış ve başarılı pilotları ( Cem Hakko, Mümtaz Tahincioğlu, Tunç Şengün, Emre Ergör gibi) yarışmışlar ve gelecekteki başarılarına ilk imzaları burada atmışlardır. Daha sonra İstanbul Karting Kulübü şimdiki adıyla İstanbul Motor Sporları Kulübü eski Başkanı Mümtaz Tahincioğlu ve zamanın Otomobil Sporları Federasyon Başkanı Oyman Atabay’ın çalışmaları ile karting 1993 senesinde Federasyon'a dahil edildi ve yarışlar Federasyon çatısı altında düzenlenmeye başlanıldı. Günümüzde bir hayli popüler olan Karting Sporunu yapmak her ne kadar maliyetli olsa da gelişen ticaret anlayışı sayesinde bazı özel pistler açılarak karting’in herkese ulaşması hızlanmış oldu. Şu anda Türkiye’de lisanslı 4 tane, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ise bir tane pist bulunmaktadır. Yaşanan ekonomik krizlerden dolayı hızlı gelişimini donduran karting sporu bütün kitlelere ulaşmaya ve tüm şehirlerde lisanslı pistler açılması çalışmalarına tüm hızıyla devam etmektedir.
Son senelerde Ann Tahincioğlu’nun manevi destekleri ile karting inanılmaz bir
ivme kazanmıştır. Şu anda ise kendisinin bir süreliğine yöneticiliğe ara vermesinden dolayı ilerlemesi yavaşlayan karting; sporcuların düşüncesine göre, Ann hanımın tekrar geri dönmesiyle eski hızına ve zevkine kavuşacaktır.
Kartingdeki Uluslararası başarılarımız ise çok büyük olamamakla beraber Cesim Tahincioğlu ile bir atağa geçmiştir. Daha önceleri Emre Ayan ve Emre Ergör ile yurtdışında iyi temsil edildik ama kayda değer bir başarı kazanamadık. Cesim ise Avrupa şampiyonasını kovaladı ve çok iyi neticeler alarak Türkiye’yi yurt dışında güzelce temsil etti.
Unutulmaması gereken, Dünya'da en iyi yarışçıların kartingden geldiği gerçeğidir. Sonuçta karting, otomobil sporunun hem alt yapısı hem de kilometre taşıdır. Hollanda da şu anda 15’i aşkın lisanslı karting pisti bulunmaktadır. Ticari pistlerin sayısı almış başını gitmektedir. Türkiye’de görsel basında futbolun ardından 2. sırada bulunan otomobil sporlarına sponsor firmaların daha özen ve maddi kaynak ayırması gerekmektedir.
Şu anda Türkiye’de karting ile ilgili herhangi bir üretici firma bulunmamaktadır. Oysaki İtalya gibi gelişmiş ülkelere baktığımızda ise yarışçı sayısının ve ekonomik düzeyde kalkınmış olmanın bu tür üreticilerin orada üretim yapmalarına bağlamak kesinlikle doğru olacaktır.
Naci Süalp
nacisualp@motorspor.com